Ortaklık; Karşılıklı Özveri Sanatıdır

Haziran 08 Henüz yorum yapılmamış Kategori: Blog

Sözüm ortaklıklar üzerine, örneğim ise bir iş ortaklığı hakkında. Siz isterseniz bunu evlilik ortaklığınıza, ister ev ortaklığınıza taşıyın. Bakın bakalım üzerinde duracak mı?

1997 yılı sonbaharıydı. İş hayatına (girişimci olarak) henüz başlamış, gözü-kara delikanlılardık. Birlikte çalıştığımız, Türkiye’nin sektöründe en iyi şirketlerinden birinden, yine aynı işi kendi işimiz olarak yapmak üzere ayrıldık. İçimizde büyük bir heyecan, inanılmaz bir istek vardı. İşte bu şekilde başlayan, girişimcilik hayatımın -ilk bölümünün, son dönemi- ile ile ilgili söyleyeceklerim.

Kim, kim için karşılıksız olarak her şeyini verir, hesapsız olarak her şeyi yapar? Benim hayatımda böyle biri vardı. Ortağım. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmez (mecazi anlamda değil, gerçekten), işi bir kenara bırakın neredeyse her anlamada ortak bir hayat yaşar, bu durumdan da çok memnun olurduk. Birbirimiz için yapacaklarımızın herhangi bir sınırı yoktu. Klasik matematiksel ortaklıklardan farklı bir yapısı vardı iş ilişkimizin. Diğerlerine bakar eleştirirdik. En iyi modelin bizimki olduğundan öylesine emindik, öylesine inanmıştık ki, kimsenin konuyla ilgili fikirlerini dinlemez, bildiğimizi okurduk. Tam 10 yıl böyle sürdü bu ilişki. Ömür boyu da böyle süreceğinden emindik.

Çok debelendik, battık çıktık. Sular durulduğunda şirketimiz gayet başarılı sayılabilecek bir pozisyonda uzunca yıllar kaldı. Ülkemiz tekrar tekrar sıkıntılı günler geçirdi, biz de. Ayakta kaldık. Küçüldük, ama çalışmaya devam ettik. İlk günlerdeki heyecanımızdan, inancımızdan hiç birşey kaybetmemiştik. O kadar güvenmiş ve öylesine sarılmıştık ki birbirimize, fark edemedik sırtlarımızı birbirimize nasıl dayadığımızı.

Geçtiğimiz yıllarda, sonsuza kadar süreceğini düşündüğümüz ortaklığımızı bitirdik. Üzerinden 5 yıldan fazla süre geçti, bu konu hakkında ancak şimdilerde biraz daha düşünebilir hissediyorum kendimi. Ortaklığımızın bitiş sebebinin, birbirimize olan -sarsılmaz güvenimiz- olduğunu düşünüyordum. Ya da bu şekilde tanımlıyordum diyelim. Geçtiğimiz günlerde Teknoloji Holding’in kurucularından Sayın Emin Hitay’ın yazdığı bir yazıda, ortaklığımızın bitişinin farkına varamadığım gerçek sebebi öğrendim. Şöyle diyordu;

Ortaklık; karşılıklı özveri sanatıdır.

Bu cümleyi okuduğum anda dona kaldım. Bir an için geçmişe döndüm, iş hayatımı, ortaklığımı gözden geçirdim. Daha önce “ortaklık hakkında” bu kadar başarılı bir tanım duymamış, okumamıştım. Bizim ortaklığımızın bitiş sebebi tam olarak buydu. Birbirimize olan toleransımız azalmış, asgari özveri seviyesini koruyamamaya başlamıştık.

Yaşadığımız dünyayı yaşanılabilir kılan bazı şeyler vardır. Paylaşmak da bunların başta gelenlerinden biri. Toplum olarak da bu konuda oldukça başarılı sayılırız. Fakat dikkat etmemiz gereken bazı noktalar var ki, çoğu zaman iş işten geçtikten sonra farkına varabiliyoruz.

Yazının asıl hedefi iş ortaklığı, buradaki düşüncelerimin çoğu yine iş ortaklığı hakkında. Fakat başta da belirttiğim gibi, açıyı biraz daha arttırırsak diğer paylaşımlı süreçlere de entegre edilebilir belki. Beni biraz daha objektifleştiren Sn. Emin Hitay’ın sözleriyle artık bu konuyu burada ve kendi içimde kapatmak istiyorum…

Ortaklık, karşılıklı özveri sanatıdır.

Kendi yorumunuzu ekleyebilirsiniz

Commenter Gravatar