Denkleyememek
Metro harika bir şey, şehir hayatında müthiş bir kolaylık. Fakat İstanbul’da ilk güzergahın başı ve sonunun uzaması biraz garip oldu. 4. Levent’ten sonra daha ileri devam etmek istersek, trenden inip bir paralel reyondan diğerinde binmek gerekiyor. Taksim’den Şişhane’ye devam etmek için de aynı durum geçerli. Eray sağolsun, bunu düşününce aklıma şu fıkra geliyor, aklımda kaldığı kadara aktarıyorum:
Avrupa ile Amerika’yı birleştirecek bir yol ihalesi yapılmış. Almanlar gelmiş. “Biz iki kıtadan aynı anda başlarız, tam ortada iki tarafı 1 mt. oynama ile birleştiririz.” demişler.
Ardından Fransızlar gelmiş. “Biz iki kıtadan aynı anda başlarız, tam ortada iki tarafı 5 cm. oynama ile birleştiririz.” demişler. Sonra Japonlar gelmiş ve 1 mm. oynama ile tam ortada birleştireceklerini söylemişler.
Daha sonra bizimkiler katılmış ihaleye ve şöyle demiş:
Biz iki kıtadan aynı anda başlarız, ortada ya da herhangi bir noktada denk geldi geldi. Gelmedi, iki tane yolunuz olur.
Bizim metronun durumunun bununla bir ilgisi yoktur ama yine de bir mühendis açıklaması hiç fena olmaz. Aklıma hep bu gelecek yoksa :)


Eski ve yeni metronun sinyalizasyon sistemleri farklıymışmış, uymuyormuşmuş. Metronun karanlık duvarlarında yankılananlar bunlar.
Himm evet, teknoloji hızla değişiyor..