4. Boyutu Kavramak

Mart 16 Henüz yorum yapılmamış Kategori: Blog

Zaman-mekan veya daha bilimsel bir ifadeyle uzay-zaman (ne farkı varsa), anlaşılması zor bir kavram olmuştur.  4. boyutu yani zamanı kavrayabilmek için tek boyuttan başlamakta fayda var. Gelin biraz beyin jimnastiği yapalım.

Gerilmiş Sicim

Tek boyutlu dünya, sadece bir doğrudan ibarettir. Dümdüz gerilmiş bir sicim düşünün. İşimiz kolay olsun diye belli bir uzunluğu olsun. Şimdi aklınızın alabileceği fakat hiç hoşlanmayacağınız bir pozisyona geçmenizi isteyeceğim sizden. Küçülün ve bir nokta olun. Kendinizi tek boyutu olan bu sicimin üstünde düşünün. Arkanıza bakıyorsunuz sicimin bir ucu, önünüze bakıyorsunuz diğer ucu. Başından (A) başlayın sonuna (B) kadar gidin. Eğer hareket etmeye devam etmek isteseniz tek şansınız geriye, sicimin başına dönmek olacaktır.

Üç boyutlu bir dünyada yaşayan bir düşünce yapısına tek boyutu anlatmak çok kolaydır. İşleri bir adım daha ilerletelim ve sicimin ucuna ona dik olacak şekilde bir sicim daha yerleştirelim. Sicimin sonuna geldiğinizde bu sefer geriye dönmekten başka iki alternatifiniz daha oluştu. Sağa ve sola gidebiliyorsunuz. Artık ikinci bir boyuta ulaştınız. Tek boyut insanı olarak inanılmaz bir lüksünüz var artık. Kareler, dikdörtgenler çizebilir, hatta tek boyutlu sicimin uçlarını birleştirip, karşılıklı her noktayı sicimin uzunluğu / pi kadar mesafeye koyarak daireler bile çizebilirsiniz.

İlkokul anlatısı gibi oldu değil mi? Peki öğrenim hayatımızı tamamlayalım ve mezun olup işe başlayalım.

Bir iş randevunuz var. Telefonla randevu yerinizin adresini alıyorsunuz. Size verilen adres şu şekilde:

Konya Ovası 8. sokak Lale Apt. Kat:4
Hatta buyrun krokisi:

Konya OvasıSiz A noktasındasınız ve iki boyut insanısınız. Önce yolunuza dümdüz devam edeceksiniz. İlk soldan dönecek ve ilk sağın köşesinde bulunan Lale Apartmanı’na geleceksiniz. Fakat o da ne? 4. kat diyor. 4. kat ne sağda ne solda, ne önde ne de arkanızda. Randevu yerinize gidebilmeniz için 3. boyutla tanışma zamanınız geldi demektir. Fakat 3. boyuttan haberiniz olmadığı için Lale Apartmanı’nın kapısında kaldınız.

Bu sırada yukarıdan size bakan 3. boyut insanı neden yukarı gelmediğinizi düşünüyor ve size sesleniyor. Hey 2. boyut insanı yukarıdayım, yukarı gel! Size sesi duyuyorsunuz. Fakat yukarı bakmanın ne demek olduğunu bilmediğiniz için, ses size doğa üstü bir varlığın seslenmesi gibi geliyor. Oysa ki sadece diğer bir boyuttan geliyor. Bu boyutun ne olduğunu kavradığınızda, seslenenin sadece müşteriniz olduğunu anlayacaksınız.

Burada önemli bir nokta var. Eğer ikinci boyut insanıysanız, hareket kabiliyetiniz sadece iki doğrultuda olabilir. Fakat dikkat! Daha fazla boyutta hareket edebilme kabiliyeti olan bir şeyi keşfediyorsunuz: Ses! Eğer siz sesi duyuyorsanız ve kaynağı sizin boyutunuzda değilse, bu başka bir boyuttan geldiğini gösteririr. Eğer ikinci boyuta üçüncü bir boyuttan erişim varsa, 3. boyuta neden 5. boyuttan erişim olmasın? Veya tam tersi…

İşler buraya kadar kolaydı. Daha doğrusu 3. boyut düşünce yapısı için kolaydı. 1 ve 2. boyut düşünce yapısı, inanın bu noktaya gelmekte çok zorlanacaktır. Haydi şimdi işleri biraz daha zorlaştıralım.

Siz 3. boyut insanısınız. Yine başka bir 3. boyut insanıyla randevulaştınız ve randevunuza gidiyorsunuz. Elinizde yine üç boyutlu bir adres var. Yani buluşma noktanız hem sizin hem de diğer taraf için gayet açık. Gidiyorsunuz randevu yerinize fakat diğer taraf orada değil. Ofise dönüyorsunuz. Ertesi gün telefonla diğer tarafı aradığınızda şu konuşma geçiyor:

– Merhaba. Randevu yerimize geldim fakat siz yoktunuz.
– Merhaba. Ben de randevu yerimize geldim, ama siz yoktunuz.
– İnanmıyorum, doğru yerde olduğumdan eminim.
– Peki nasıl olur?

Konuşma sonuçsuz kalıyor ve ertesi gün için yine randevulaşıyorsunuz. Ertesi gün oluyor ve her ikiniz de randevu yerine gidiyorsunuz. Fakat yine aynı sonuç. Birbirinizi bir türlü bulamıyorsunuz. İki taraf iyice meraklanmaya başlıyor. Kendilerinden eminler. Doğru adres olduğundan eminler. Bu durum bir süre bu şekilde devam ediyor. Sonra ikinizden biri diğerine şunu söylüyor.

– Son bir deneme yapalım. Yarın saat 15:00’te aynı noktada buluşalım!

Sürpriz, 4. boyutu keşfettiniz!

4. boyut insanı olarak artık 3 boyutu kavramak çok daha kolay. Haydi gelin birkaç örneğe bakalım:

1. Sinema perdesi, algılandığının aksine 2 boyutludur. Size doğru gelen bir araba ile aranızda bir köpeğin olduğunu düşünün. Araba köpeğe, dolayısıyla size yaklaşıyormuş gibi görünüyor. Bu sadece, 2 boyutu 3 boyut gibi algılamanızı sağlayan bir göz yanılgısıdır. 3 boyutlu olsaydı araba köpeğe çarptıktan sonra, size de çarpardı. Bu asla olamayacak bir durum. 3 boyutlu filmlerde de bu tür göz yanılgılarını kullanır. Fakat yapabildiği tek şey algınızı daha gerçekçi kılmaktır. Gerçekten 3 boyutlu bir gösteri izlemek isyorsanız, günümüz teknolojisiyle tek alternatifiniz tiyatroya gitmek olacaktır.

a0032. Daha çok boyuta hakim olan düşünce yapısı, daha az boyuta hakim olan düşünce yapısına göre ilahtır. İki boyutlu dünyada olduğunuz durumu hatırlayın. Yandaki gibi bir salondasınız. 5 numaralı oda sizin odanız. Odanızın içindeyken 4 numaralı odada ne olduğunu bilemezsiniz. Öğrenmek için kendi odanızdan çıkıp, o odaya gidip bakmanız gerekir. Oysa ki 3. boyuta da hakim iseniz, daha doğrusu 3. boyutta hareket kabiliyetiniz varsa, diğer odaya yukarıdan bakıp 2 boyutlu arkadaşa içeride ne olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu da sizi süper güç sahibi bir hale sokar.

4. boyutla ilgili son bir noktaya değinmek istiyorum. İşlerin karıştığı nokta burası:

Neden “Son bir deneme yapalım. Yarın saat 15:00’te aynı noktada buluşalım!” diyerek randevulaştınız? Lale Apartmanı’na girdikten sonra yanlışlıkla 5. kata çıktıysanız, bir kat aşağı inerek randevu yerinize ulaşabilirsiniz. Veya Lale Apartmanı’nı geçtiyseniz geri dönebilirsiniz. Peki neden yarını bekliyorsunuz da, ben dün saat 14:00’te oradayım, sen de dün 14:00’te orada ol demek varken, ertesi gün 15:00’i beklemek zorunda kalıyorsunuz?

Bunu tek bir sebebi var. x,y ve z yönlerinde her iki yöne de hareket etme kabiliyetiniz var. Fakat t, yani zamanda sadece ileri doğru hareket edebiliyorsunuz. Veya siz yerinizde duruyorsunuz. Zaman geçmişe göre hareket ediyor. Eğer zaman geçmişe doğru hareket ediyorsa, bir yerlerden (zamandan) geçmiş olmalı. Bu durumda zaman geçtiği nokta ile, yani gelecek ile sizden daha donanımlı.

4. boyut yukarıda anlattığımız kadar kolay ifade edilemez elbette. Sadece bir örnekti bahsettiğim. Daha eskiden (Newton’ın görüşünden bahsediyorum) zamanın uzayıp gittiği düşünülmekteydi. Oysa Einstein’a göre uzay ve zaman birbirine ayrılamayacak şekilde bağımlılar.

Eğer 4. boyutu kavradım, tamam benim işim bitti diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. 11. boyut hakkında epeyce düşündüren “String Theory” göz atmanız gereken bir teori.

String Theory

Fizikçileri iki ayrı cepheye alan bu teorininin, gerçekten bir teori mi yoksa bir felsefe mi olduğu bile şüpheli. Tamam, tamam işin bu kısmı epey karışık. 4. boyutu kavramak üzere yola çıktık. Abartmayalım ve burada bırakalım isterseniz…

Kendi yorumunuzu ekleyebilirsiniz

Commenter Gravatar